Porsuk’da plajda yüzüyor insanlar Seyhan’da mide bulandırıyor ‘b.k’lar!

     Atanmış ve seçilmiş bilumum ‘etkili’ ve ‘yetkililer’in  dikkatlerine!

Porsuk’da plajlarda yüzüyor insanlar
Seyhan’da mide bulandırıyor ‘b.k’lar!

   Siz bakmayın seçim döneminde icat edilen slogana!

   Neymiş: " Adanalıymış, Allahın adamıymış"!
  Yahu kardeşim bu dediğiğn Çanakkale’de kaldı.
 Allah'ın adamı olmak demek Allahın verdiklerine saygı duymak demek.
 Bilirim, şimdi birileri çok kızacaklar, homurdanacaklar ve dahası akılları sıra tavır alacaklar.
   Vız gelir tırıs giderler..     
   Dörtnala gitmeye fermanları ve dermanları yetmez.
        *
      Hiç merak ettiniz mi Tanrı dünyada kaç kente nehir nasip eylemiş?
 Oturup hiç coğrafya atlasına baktınız mı?
 Sanmıyorum.,
 Geçelim. Daha fazla tansiyonumuzu yükseltmeyelim.
  Biraz dünyadan örnek verelim.
 Mesela Lena Irmağı / Tiran.. Lenin’ın adının Lena’dan esinlenerek konulduğu rivayettir. Biline..
   Moskova Nehri.. 
  Ne o çok mu şaşırdınız? Evet Moskova adını Moskova Nehri’nden almıştır.
    Sen Nehri (Paris)...
    Thames Nehri (Londra)
   Bunları aklınızın bir kenarına koyun.
    İmdi gelelim Türkiye’ye..
  
   Kızılırmak / Avanos, 
   Yeşilırmak / Amasya,
   Meriç / Edirne,
   Ağva / İstanbul,
   Azmak Nehri / Muğla-Gökkaya,
   Manavgat Nehri / Antalya
   Yeşilırmak / Tokat
   Seyhan / Adana ve 
   Porsuk / Eskişehir..
          *
 
 Porsuk’a ve 
Eskişehir’e bir göz 
atalım.
  Eskişehir’de bir Kentpark var.  Kentpark, Eskişehir’in en güzel ve popüler parklarından bir tanesi. Porsuk Çayı‘nın kenarında Gökmeydan Mahallesi’nde kurulu olan park aynı zamanda Eskişehir Şehirlerarası Otobüs Saatleri’nin karşısında yer alıyor. 
      Kentpark’ın en bariz özelliği nedir bilir misiniz?
    Türkiye’nin ilk yapay plajına da ev sahipliği yapmasıdır.
    Porsuk’un eski halini  bilenler bilirler. Sıradan bir çaydı. Zaman zaman taşar, zaman zaman da durulur handiyse dere olurdu.
 
  Şimdilerde, toplam 300.000 m2 lik alana sahip sahip olan parkta yapay plaj dışında, açık yüzme havuzları, restoran ve kafeler, hediyelik eşya satışı yapılan büfeler, at binme alanları, çocuklar için oyun grupları ve büyük bir yapay gölet bulunuyor.
 
   Evet bilmeyenler yukarıdaki fotoğrafa bakıp ibret alabilecekleri gibi, google hazretlerine de danışabilirler.
   Parası olanlar da mutlaka gidip görmelidirler.
   Öyle fazla mesarife ede gerek yok. Karayoluyla gidilebileceği gibi trenle de daha ekonomik olarak gidebilirler.
   Adanalıyık, Allahın adamıyık!
*
    
   Bu kadar. hepsi bu kadar.    
   Lafta ve ve dahi palavra.
   “ Allahın adamıyık”derik, Allaha sövmekle bilinirik!
   “Allahın adamıyık” derik. Allahın bize bahşettiği nimetlerin içine ederik!
Aksini iddia eden mi var?
Bırakın bu sıradan ve basit ‘regionalist’ ve ‘tribalist’ dedikoduları!
 Yapmaya çalışıp elinize yüzünüze bulaştırıyorsunuz. Hiç bulaşmayın bari..
 
   Sırası geldiği zaman “Adanalıca bir dil var” diye serhoş masalarında ahkam kesenler alacağına şahin vereceğine serce kesilirler...
 
 Ya Aytaç Durak 
olmasaydı?
 
  Seversiniz, ya da sevmezsiniz. Seyhan Nehri’nin eski halini bilenler bilirler bilmeyen bebeler de öğrenmeliler!
 Hayvan sularlarlardı kenarında. Bataklıktanve dahi anofel denilen sivrisineğin en babayanisinden geçilmezdi. Arlı namuslu kadınları bir yana bırakın  kendine güvenmeyen çok babayiğit bile tenha saatlerde nehrin kenarına inmeye korkardı!
  Haramiler vardı! 
  Kolanpara türünden haramiler.. 
   Daha fazla söyletmeyin beni.Bilenler bilirler...
   Nice ırzlara geçip nice canlara kıydılar..
 Kadını bir yana erkeğinde bile ırz namus komadılar..
 Aytaç Durak akıllara seza  tavırla yıktı geçti oraları.. Davalık oldu, mahkemelik oldu.. Mirasyedilerin hedef tahtası oldu. 
   Seyhan’ı Adana’ya yeniden kazandırdı.
     *
    Dahası olmaz mıydı?
    Elbet olurdu. Lakin geçmiş zamanı bu zamanın şartları ile değerlendirmek de abesle iştigal olurdu.
   Seyhan’ı ıslah etmek bir yana Adnan Menderes Bulvarı’nı icat eyleyerek kenti ‘abad’ eyledi.
   Sonrakiler ne halt yediler?
 Dozer oynatarak akılları sıra ‘modernize’ ettiler.
   İki arabayı yanyana geçemez hale getirdiler.
Kenarına oturaklar dizdiler. Halka mesire yeri açtık diye ahkam kestiler.
   Barajın setini bile çay bahçesi adı altında yandaşa peşkeş çektiler,,,
 Millet Parkı’nı yapanlar negüzel ve ne iyi yaptılar.
 Açılışı her ne kadar halktan ziyade politika ve siyasilere matuf olsa da iyi eylediler.
 Lakin...
 Gelgelelim.. İnsanlar Porsuk’da plaja giderlerken bizimkiler Seyhan’da ‘b*k’ yüzdürdüler!
     *
    Okuyucu yani; kari bir yana ol bu yazının asıl muhatabı atanmış ve seçilmiş bilumum etkili ve yetkililer.
   Allah aşkına hadi diyelim ki yolları düşmedi ve  Seyhan’da yüzen b*kları görmediler!
   Yahu bunların danışmanları var, hafiyeleri var.. Hadi diyelim ki bildirmediler.
  Yahu bu b*k dediğin  burunlarına da mı kokmadı..
     *
    İmdi ben Seyhan’ın bu halinden sonra etkili ve yetkililere diyorum ki
 “Pisliğin yanında uzun zaman durursan eğer 
 b*k kokusu gelir dolar burnuna / sanarsın misk-i amber.”
       *
   Atanmışı atanmanın, seçilmişi seçilmenin rehavetindeler. 
   Adana piknik yerine foseptik koklamaya gitmiş bunların umurunda mı?
   Nerden gelir tonlarca lağım, kim akıtır bu pisliği güzelim Seyhan’a ?
  Bu rezillik sığar hangi vicdana?
         *
   Etkili ve yetkililer bu pisliği reva görenleri tespit ederler elbet
   Kim bilir , Hangi plazaya, hangi siteye aittir acep?
   
  Ederler de cezalarını vererek kamuoyuna da duyururlar!
   "Mı acaba?"
 
   Hadi ordan sen de...
    Ne münasebet!
İnanın bana, Adana'lıya b*k u layık görerek , Seyhan'ın içine s*çanların yaptıkları yanlarına kalacaktır ... Elbet!
 
Reha Ören
 
 
                    
 
Pin It