BÖLGE HABERLERİMANŞET

DAÇE’den Mersin Büyükşehir’e Tepki: ‘Mücadele Kaybedilirse Sorumlusu Sizsiniz!’

Doğu Akdeniz Çevre Platformu bileşenleri, Ortak Sekreter Sabahat Aslan’a yönelik Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan haksız ve hukuksuz uygulamaları protesto etti.

Doğu Akdeniz Çevre Platformu (DAÇE), ekoloji mücadelesinin öncü isimlerinden olan ve platformun ortak sekreteryasını yürüten. Sabahat Aslan’a sahip çıktı. Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde gerçekleştirilen açıklamada Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Atatürk Parkı’na liman projesini savunmaktan vazgeçtiği, Sabahat Aslan’ın belediye içerisinde sürgün edildiği ve çevre derneklerine baskı yaptığı iddia edildi.

Açıklamada CHP Genel Merkezi’ne de çağrı yapılarak, “Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin hukuk tanımayan hak ihlallerine müdahale etmesini ve çevre-ekoloji-yaşam hakkı mücadelesi veren DAÇE’nin ana direklerinden DAÇE Ortak Sekreteri Sabahat Aslan’a yapılan haksızlığın düzeltilmesi beklentimizdir.” ifadeleri kullanıldı.

DAÇE: ‘Ortak Sekreterimiz Sabahat Aslan’a 10 Aydır Sistematik Mobbing Uygulanması Kabul Edilemez’

DAÇE’nin gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal tarafından okunan açıklamanın tamamı şu şekilde:

Bugün dünya, büyük felaketlerin yaşandığı küresel iklim krizi tehdidi ile karşı karşıyadır. İklim krizinin sonucunda artık dünyanın her yerinde aşırı yağışlar ve buzulların erimesinden dolayı seller, kuraklıklar, orman yangınları, türlerin yok oluşu ve gıda krizleri yaşanmaktadır. Bugün dünyanın yaşadığı Covid-19 felaketinin krizi de doğanın dengesinin bozulmasının bir sonucudur. Dünyada uygulanan bu politikalardan ülkemizde çok etkilenmiştir. Ranta dayalı ve emperyalizme bağımlılıkla belirlenen politikalar sonucu sanayi, tarım, kent, ulaşım, enerji, madenler, doğal kaynaklar, ormanlar, hazine arazileri, kıyılar, dereler birer rant alanı haline dönüşmüş, yeraltı ve yerüstü su kaynakları, hava ve toprak kirletilmiş, çevre sorunları çok artmıştır. Ülkemiz, sözde gelişmiş ülkelerin sanayi, plastik ve nükleer çöplüğü haline dönüştürülmüştür. Sularımız HES projeleriyle ticarileştirilmiştir. Dağlarımız taş ve maden ocakları ile tahrip edilmiştir. GDOlu ve Hibrit tohumlarla Gıda politikamız tamamen dışa bağımlı hale getirilmiştir. Tarım topraklarımız tarım zehirleriyle kirletilmiş, Halk ithalata dayalı güvensiz gıda tüketimine mahkûm bırakılmıştır. Bu politikalar ülkemizde İklim krizi sorununu derinleştirmiştir.

Ülkemizin ve bölgemizin ekolojik  anlamda çok ciddi sorunları mevcuttur. Bizler Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri olarak bölgemizde derinleşen ekolojik sorunlarla ilgili ciddi hukuksal ve demokratik mücadeleler vermekteyiz. Bu sorunların çözümüne ilişkin yıllarca bölgemizdeki bütün yerel yönetimlerle ortak ve güçlü bir şekilde mücadele etmekteyiz. Ama ne yazıkki son zamanlarda ortak sekreteryamızı yürüten Mersin Çevre ve Doğa Derneği’mize, haksız ve hukuksuz bir şekilde Mersin Büyükşehir Belediyesi aracılığı uygulanan mobbing ve yalnızlaştırma politikaları ile birçok STK, Meslek Odası ve partilerin eylem ve etkinliklerimize ve toplantılarımıza katılmamalarını hayretle karşılıyoruz.

İsmail Hakkı Atal: ‘Akkuyu, Milli Güvenlik Sorunudur’

Mücadele Kaybedilirse Bunun Sorumlusu Mersin Büyükşehir Belediyesi Olacaktır

Özellikle Atatürk Parkı’nda liman genişleme projesine karşı verilen mücadelede başta etkinliklerimize her türlü desteği veren Mersin Büyükşehir Belediyesi, son zamanlarda mücadeleden vazgeçtiği gibi birçok kuruma baskı uygulayarak bizimle birlikte mücadele etmelerini engellemiştir. Atatürk Parkı, bütün kentin ortak değeridir. Korunması için kurumların ortak hareket etmesi gerekmektedir. Mücadeleyi zayıflatmak projeyi uygulayanların işine yarayacaktır. Mücadele kaybedilirse bunun sorumlusu Mersin Büyükşehir Belediyesi olacaktır.

Özellikle Mersin Çevre ve Doğa Derneği’mize uygulanan baskı ve yalnızlaştırma politikaları Dernek Başkanımız ve Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri Ortak Sekreterimiz Sabahat Aslan’a yönelik baskı ve mobbingler, Makine İkmal Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığından, rantiyecilerin ayağına basması sonucu haksız, hukuka ve kanuna aykırı bir şekilde görevden alınmasıyla başlandı.

Makina İkmal’de işleri aksatmadan, ciddi tasarruflar sağlayan Sabahat Aslan ranta geçit vermediği için Daire Başkanlığı görevinden ve kadrosundan alınarak, Yol Bakım ve Onarımı Dairesi’ne ‘düz mühendis’ olarak  sürgün edilmesi, mesleğini yapma hakkının elinden alınması ve ona mobbing uygulanması hakkında yasal hiçbir dayanağı olmayan kelime oyunları ile 7 adet soruşturmanın açılması, sosyal demokrat bir belediyeciliğe yakışmamamıştır. Ayrıca Sabahat Aslan’ın kadın kimliğine ve namusuna  hakaret edenleri ve küfür edenleri ilgili makamlara ve Sayın Vahap Seçer’e  bildirmemize rağmen bu şahısların hakkında, bu zamana kadar hiçbir işlem yapılmamış olması ve  halen görevde olmaları ve Ortak Sekreterimiz Sabahat Aslan’a 10 aydır sistematik mobbing uygulanması kabul edilemez bir durumdur.

https://youtube.com/watch?v=PInhJeZmM-I%3Ffeature%3Doembed

Bizlere Mobbing Uygulayarak Mücadelemiz Zayıflatılamaz

Bize uygulanan haksız hukuksuz mobbinglerin çözümü için yerel mücadelemizden şimdiye kadar bir sonuç alamadık. Siyasi iktidarın hukuk tanımayan hak ihlallerine karşı mücadele ve demokrasi sözü veren CHP Genel Merkezi’nin, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin hukuk tanımayan hak ihlallerine müdahale etmesini ve çevre-ekoloji-yaşam hakkı mücadelesi veren DAÇE’nin ana direklerinden DAÇE Ortak Sekreteri Sabahat Aslan’a yapılan haksızlığın düzeltilmesi beklentimizdir.

Ülkemizin ve bölgemizin çok ciddi olan ekolojik sorunlarına karşı ortak mücadele yürüten bizlerin desteklenmesi gerekirken, bizlere mobbing uygulayarak mücadelemiz zayıflatılamaz.

Dernek Başkanımız ve Ortak Sekreterimiz olan Sabahat Aslan’a uygulanan bu haksız, hukuksuz ve asılsız  soruşturmaların sonucunda verilen cezaları, uygulanan mobbingleri,  Mersin Çevre ve Doğa Derneği’mize uygulanan yalnızlaştırma politikalarını, yaşam hakkı savunuculuğu yapan ekoloji mücadelesi veren  ve çocuk hakları çalışmaları yapan bizlere  yapılmış olarak kabul ediyoruz. Bizlere yapılan, insan onuruna yakışmayan mobbing uygulamalarının ve yalnızlaştırma politikalarının acilen son bulmasını ihtar ediyoruz.

‘Haksızlığı her kabul ediş daha büyüğünü doğurur’ sözünden hareketle bu basın açıklamamızı yapma gereği doğmuştur. Her zaman olduğu gibi haksızlıklara karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Haksızlık kimden ve nereden gelirse gelsin, ilkemiz haklının yanında hakkı savunmaktır. 

Arkadaşlarınızla paylaşın

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
error: Alert: Content is protected !!