AYTEKİN ERTUĞRULKÖŞE YAZARLARI

28 Şubat 1997 nin Kahraman Komutanları Hapiste

28 Şubat olayını gerek Anayasal ve gerek TCK açısından bir hukuk adamı kimliği ile  Sayın Av. Güner Yiğitbaşı açıklamıştır. Tarihe not düşmüştür. Hukuk açısından uygulanan TCK maddesi ile  yapılan eylem olduğu iddia edilen olay arasında hiçbir bağlantı yoktur diyor. Düşüncesine aynen katılıyorum. Çünkü, benim bu hukuki tahlil ve değerlendirmeler için bir şey diyecek kadar hukukçuluğum yok. Benim diyeceklerim başka. 

 Türkiye’de bir siyasi hareket var. 14 Mayıs 1950 tarihinde başlamıştır. ( Aslında 30 Ekim 1923 te başlamıştır ama 14 Mayıs 1950 de bu siyasi hareket harici ve dahili bedhahlarca iktidara getirilmiştir.)  

Nedir bu 14 Mayıs 1950 hareketi? Şudur: Harici bedhahların Demokrasi maskesi takılmış  ve din cübbesi giydirilmiş dahili bedhahları iktidara getirdikleri tarihtir. Bunu  bu kadar kesin ve açık neden yazabiliyoruz. Şundan. O tarihte 280 kuruş yani ortalama 3 TL bile olmayan bir ABD doları bugün ( 21 Ağustos 2021).8.446 000 TL dir. İşte mesele budur. MGK nin Özal’a yönetimi devrettiği zaman Dolar 185 TL idi. Ayni değer 28 Şubat sürecinde  108.000 TL idi. AKP iktidara geldiği zaman ise. 1.320.000 TL idi,. 15 Temmuz ayaklanmasında 1.800.000 TL idi. Bu gün da 8.446.000 TL dir. 

Yok Talibanmış, yok Afganistan’mış yok 28 Şubatmış hepsi  yolun ve amacın duraklarıdır. Bu yol nedir. Bu yolu Atatürk bize açıklamıştır: 

İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. 14 Mayıs 1950 de iktidara getirilen dahili ve harici bedhahlar. DENK bütçeyi açık bütçe yaparak ve Laik eğitimi yıkarak yola çıkmışlardır. O yol bir çok aşamalardan geçilerek   (27 Mayıs Devrimi+ 12 Mart Müdahalesi+ 24 Ocak 1980 kararları+12 Eylül müdahalesi+ 28 Şubat Muhtırası vs.)  

ABD girdiği her ülkede önce parayı sıfırlar sonra buna bağlı olarak egemenlik ve bağımsızlık sıfırlanır ondan sonra gerisi gelir bu günkü duruma geliriz. Geldiğimiz noktada Türk milleti tam manasıyla iflasa sürüklenmiştir. Altın tavan yapmıştır. AKP döneminde ABD Doları ve Altın Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en rekor seviyelerini görmüştür. Sadece bir gram altın 27 misli değere ulaşmıştır.  Vah Türk milleti vah. Sen kimlerin eline düştün. Bana bu sorunun cevabını verdirme.  Aç ” Büyük Nutuk” kitabını  oku. Oku ki nereye götürüldüğünü gör. 

 28 Şubat 1997 kararları sonrası normal devletin  normal  sürecindeki, güncel olaylarına dayanarak verilmiş olan cezaların hukukta yasalarda Anayasada ve vicdanlarda yerini tarihin nasıl kaydedeceği şimdiden bellidir.  

NEDEN BÜTÇE DENK OLMALIDIR? 

Atatürk yolundan gitmeyen bir iktidarla karşı karşıyız. Neden? O demiştir ki: “Askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun iktisadi zaferlerle taçlandırılmadıkça sonuçsuz kalır.”  ve Atatürk bununla da yetinmemiş şu direktifi vermiştir: Bugünkü savaşmalarımızın gayesi tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın bütünü ise ancak mali bağımsızlıkla mümkündür. Mali bağımsızlığın korunması için ilk şart bütçenin ekonomik bünye ile orantılı ve DENK olmasıdır. Mustafa Kemal Atatürk 

AKP iktidarı ile Atatürk ve yürürlükteki Anayasa  arasındaki anlaşmazlık işte buralardadır. AKP iktidarı tüm bütçelerimizi açık yaparak bu gün bağımsızlığımızı tehlikeye atmış ve Türk milletini İsmet İnönü’nün deyimi ile tam manasıyla iflas sürüklemiştir. Elde ettiğimiz iktisadi başarıları ise. Tüm fabrikalarımızı yok pahasına satmıştır. Hala daha danışmanlar ordusu Sayın Cumhurbaşkanımıza gidişin iyi olduğunu söylemektedirler.  

Büyük Reformist ve Karizmatik Lider Mustafa Kemal Atatürk 

Memleketimizde misafir olarak bulunan Etiyopya Başbakanı konuşmasının bir yerinde şöyle demiştir. “Büyük reformist ve karizmatik lider Mustafa Kemal Atatürk” . Bu söz tercüman tarafından Sayın ‘Erdoğan’ın karizmatik liderliğine’ bağlanarak tercüme edilmiş ve Atatürk’ten hiç söz edilmemiştir. Bazı insanlar küçük işlerden medet umarlar. O tercüman göze girmek için  Etiyopya Başbakanı Sayın  Abiy Ahmed Ali nin söylediği bu sözü Türkçeye çevirmemiş ve atlamıştır. Diyeceğimiz şudur.  Atatürk’ü- sansür etmek sadece sansür edene zarar verir. Atatürk’e zarar veremez.  

İnsanların kendinden menkul ölçüleri olmamalıdır. Ölçü evrenseldir. Bir ülke parasının değerini düşürmek vatana ihanetle eşdeğer bir gaflet olduğunu ne zaman anlayacaklar. Ve bu işe dur diyecekler. 

Türkiye’nin mülteci politikası var mı? 

Bu gün bu soru maalesef gündemdedir. Bazılarına göre var. Bize göre yok. Politika denilen nesne bitki gibi ağaç gibidir. Yerinde zemininde dikersen büyür gelişir. Kuru veya uygun olmayan toprağa dikersen  büyümez. Sizin bütçe ve maliye politikanız yoksa mülteciler politikanız da olmaz14 Mayıs 1950 den sonra bütçe ve maliye politikamız yok. O zaman mülteci politikamız da olmaz ve yoktur. Açık bütçeli ülke demek bağımsızlığını kaybetmiş ülke demektir. Bunu ben mi söylüyorum? Haşa . Bu kadar büyük söz edemem. Bakalım kim söylüyor? 

Bugünkü savaşmalarımızın gayesi tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın bütünü ise ancak mali bağımsızlıkla mümkündür. Mali bağımsızlığın korunması için ilk şart bütçenin ekonomik bünye ile orantılı ve DENK olmasıdır. Atatürk. 

Afganistan’da İç Savaş Başladı 

Afganistan’daki son gelişmeler ve Taliban’a karşı girişilen mücadeleler bir iç savaşın başladığını düşündürmektedir. Konu ile ilgili haber linki aşağıdadır. ABD nin uyguladığı açık bütçeler ve Afgan parasının yerlerde süründürülmesi, sonucunda gelişen olaylar bunlardır. Bu bir iç harptir. İç harpte taraflar birbirini yok ederken, ABD Orduları belki de kurtarıcı olarak Afganistan’a geri çağrılacaklardır. Güzel Türki ye’miz içimizdeki sorunları DENK bütçe ve laik eğitimle çözmediği sürece gidişimiz Afganistan’dan farklı olmayacaktır.  

Ey Türk milleti bölücülüğün kendisi olan açık bütçeleri yok edelim. Denk bütçe ile yola devam edelim. Denk bütçe  Yüce Müslümanlığa, adalete, hukuka yeniden dönüş yoludur.  DENK bütçe yoluna çıkalım ki dahili ve harici bedhahların Türk milletine kurduğu tuzaklara düşmeyelim. Sevgi saygı ve selam ile. 

NOT: Bu hafta acı bir notum var. Bizim askeri eczacılığın büyüklerinden, Eşimin de hocası olan çok değerli insan, bilim adamı, asker ve halk adamı olan Ecz. Prof. Dr. Necati Dikmen amansız bir barsak hastalığından vefat etmiştir. İçimiz yanıyor. Üzgünüz. Allah rahmet etsin Kalanlara sabır ve uzun ömürler dilenir. 

Arkadaşlarınızla paylaşın

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
error: Uyarı: Korumalı içerik !!

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için lütfen reklam engelleyicinizi kapatınız.