AYTEKİN ERTUĞRUL

14 MAYIS SEÇİMLERİNİN YANKILARI VE 28 MAYIS SEÇİMLERİ     

 

   VOA bilindiği gibi 45’i aşkın dilde yayın yapan, ABD’nin en büyük uluslararası multimedya haber kuruluşudur.

VOA demek dünya haberlerinin özetleri, demektir. Burada haberler mümkün olduğu kadar objektif ve tarafsız kaleme alınırlar Türkçe’nin 28 Mayıs sonrası için nasıl bir ekonomik görünüm olacağı sorusunu yanıtlayan, daha önce ABD Merkez Bankası’nda (FED) ekonomist olarak görev yapan Koç Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Selva Demiralp, ekonomik zorlukların seçim sonuçlarına düşündüğünden daha az yansıdığını belirtmiştir. Alınan sonuçlara göre; seçmenin yaklaşık yüzde 49’unun mevcut ekonomik koşullardan memnun olduğunu düşündürmektedir. Ya da ekonomik zorlukların altında yatan nedenlerin politik ve bütçe hatalarından kaynaklanmadığını düşündüğünü söyledi.

Ancak yine de nüfusun yüzde 49’unun mevcut hükümet lehine oy kullanırken yüzde 51’inin aleyhte oy kullandığını hatırlatan Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Demiralp, yine de bunun bir memnuniyetsizliğin işareti olduğunu belirtti. İkinci tura giden yolda da Türkiye’de ekonomik açıdan zorlu bir süreç yaşandığını zira piyasaların belirsizliği sevmediğini hatırlattı.

“Türkiye giderek kapalı bir ekonomi olabilir” dedi. 

Erdoğan’ın kazanma şansının artmasının belirsizliği azaltan bir faktör olduğunu da vurgulayan Prof. Dr. Seda Demiralp, hükümetin döviz kurunu kontrol altına almak için ikinci tura kadar elinden geleni yapacağına inandığını söyledi. Demiralp, Türk Lirası’nda 28 Mayıs’a kadar çok büyük bir değer kaybı öngörmüyor. Ancak Erdoğan’ın kazandığı bir ikinci tur senaryosuna ilişkin öngörülerini şöyle paylaşıyor:

Uzun zamandır hükümetin sürdürülemez olanı ayakta tutmaya çalıştığını ve Türk Lirası üzerinde çok büyük bir baskı olduğunu gördük. Ancak bu baskılar, döviz rezervleri satılarak ve şu anda Merkez Bankası’nın döviz rezervleri tehlikeli derecede düşük seviyelerde tutularak bastırıldıMevcut hükümet ve politikalar devam ederse, giderek daha kapalı bir ekonomi haline geleceğiz.” 

 NOT: Burada Sayın Prof. Dr. Seda Demiralp diyor ki: Bütün rezerveler kullanıldı. Ülke daha çok dar boğaza girecek. Ancak bu noktaya biri birinden açık bütçelerle gelindiğini söylemiyor. Bunu bir sır gibi saklıyor. A.E. 

 Gidiş Nasıldır? 

Gidiş nasıldır sorusuna Türkiye’de bir Allah kulu dahi iyidir dememektedir. 2003 te AKP iktidara geldiği zaman bütçemizin büyüklüğü 100 Milyar idi. Çeyrek altın ise 24 TL idi. hazinemizin çeyrek altın alım gücü 4,1 Milyar çeyrek altın idi. Bütçe açığı ise 40 Milyar TL açık olarak bağlanmıştı.

2003 te bütçe büyüklüğü 3.800 Milyar. Çeyrek altın ortalama 2.000. TL dir. Bütçe açığı ise 660 milyar TL dir. Hazinemizin gelirleri 3.800 Milyar Tahmin edildi. Bölelim. 1.900.000.000 adet çeyrek altın eder. Hazinemiz güçlendi mi gücü geriledi mi? 

Yani hazinemizi 4,100.000.000 Milyar çeyrek altın alım gücünden  aldılar 1.900.000.000 çeyrek altın alım gücüne gerilettiler. Ankara’da TBMM ve hükümet olmasa acaba bu rakam ne olurdu. Adeta Hükümetsiz ve TBMM olmaksızın ilerliyoruz. Seçimlerde değişecek temel iş budur. DENK bütçe yapılmalı ve gelir gider dengesi sağlanmalıdır. Açık bütçelerle bu gün yürüdüğümüz yol Vatanımıza ve cumhuriyete hizmet yolu değildir. Ters bir yoldayız. Siz buna TCMM faizlerinin de düşürüldüğünü ekleyin. Ne durumdayız? Türk Milleti görsün ve 28 Mayıs 2023 te sandıkta kararını versin.

Ayrıca verimli tarım topraklarımız inşaat rantına kurban edildi.

  • Ankara Ovası kalmadı.  
  • Adapazarı ovası can çekişiyor.  
  • Konya ovası yok edilmeye  doğru gidiyor.  
  • Orta Asya’da Türk milletinin yaşayamayacağı şartlara benzer şartlar Türkiye’de yaratılma programı uygulanıyor.

 Milli irade bütün bunları temizleme gücü demektir. Türk Milleti bütün bunları İzmir’de  denize dökmek için sandık başına gidecektir. 28 Mayıs 2023 te Türk milletinin yüklendiği görev 1922 den daha az önemli değildir. 

Arkadaşlarınızla paylaşın

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
error: Alert: Content is protected !!