OSMAN ÇATALOLUK

Coronavirus ırkçı mı?

Sayın Sağlık Bakanına,

Yarasalardan pangolinlere derken Coronavirus Sadece Belirli Bir Irkı mı Vurmaya Başladı?

Bu gün Sağlık Bakanı Sayın Koca’nın Koronavirüslü ilgili AA’nda yaptığı toplantıyı dinledim. Bakan beyin açıklayıcı tavrı şahsen hoşuma gitti, samimi bulduğumu söyleyebilirim.

Dünyayı kasıp kavuran Koronavirüsün kod adı: 2019-nCoV. Virus genetiği ile çalışanlar virüslerin insan ayrımı yapmadığını bilir. Ancak burada eksik olan bir yer var ya da saklanan bir şeyler var gibi.

Neden mi?

DSÖ bunun bütün dünyaya yayılma (pandemik) ihtimalinin çok yüksek olduğunu ilan etti etmesine de virüsün seçici olduğunu (tropismus) açıklamadı. Ölümcül Koronavirus dünyayı gezip yüzlerce kişiyi öldürürken, yolcu gemilerini durdurup sınır kapılarını zorla kaparken, bilim adamları hala salgının tam olarak nasıl başladığını öğrenmek için yarışıyor. İşin ilginci virüs görünürde sadece Çin etnisitesini vuruyor.  

Virusla ilgili DSÖ’nün bütün ülkelere gönderdiği Çalışmalar pullu karıncayiyenlerin (pangolin), koronavirus salgınındaki en son bağlantı noktası olabileceğini gösterse de SARS ve MERS’de olduğu gibi, yarasalar ölümcül virüsün olası ana kaynağıdır. Yarasaların benzersiz genetik tuhaflıkları onları ideal ev sahibi yapar.  Pangolinlerde bulunan Koronavirusun 2019-nCoV ile % 99 oranında benzerliğe sahip olması koronavirüslerin ara konakçısı olma ihtimalini çok yükseltmiştir. Çin'e gidenler bilir, canlı hayvan pazarlarında deniz ürünleri, yılanlar ve yarasalar ve nesli tükenmek üzere olmasına rağmen pangolinler aynı kafeste satılırlar devlet denetçileri de bunu bilir ama bilmez. Pangolin yemenin çok ilginçte bir sebebi var akciğerlerin ömrünü uzatarak ölümü geçiktirmek, bir nevi ölümsüzlük yani aranan. Ancak Allah öyle demedi. Yiyenler, akciğerleri kan torbasına dönerek öldü. Güneybatı Çin’de, Yunnan eyaletinde, Güney Çin Tarım Üniversitesi araştırmacılarının deniz ürünleri, yılanlar ve bir yarasa türünde aynı koronavirüsü bulmasının ardından pangolinlere atılan suç ortadan kalktı.

Koronavirüs ilk kez Aralık 2019’da Çin'in Wuhan'daki canlı bir hayvan pazarında tespit edildi. Dünya daha önce yarasa kaynaklı bir virüs salgınına hiç tanık olmamıştı. Ebola'nın da yarasalardan insanlara geçtiği; 2003 yılında Asya’da ortaya çıkan MERS (Orta Doğu Solunum Yolu Sendromu)'nde- ki bunlar da koronavirüstür- yarasa kökenli olduğu ortaya çıkmıştır. SARS (Şiddetli Akut Solunum Yolu Sendromu) da yarasa kaynaklı olduğu düşünülmektedir. MERS, 2012'de develerden insana transfer olduktan sonra yaklaşık 2.500 kişiye bulaşmış ve 800 kadar insanı öldürmüştü. Teksas Üniversitesi’nde Viroloji profesörü Yan Xiang, yarasa nüfusunun dünya çapında büyük artış göstermesi ve yayılımı göz önüne alındığında enfeksiyonun daha da yayılmasının şaşırtıcı olmayacağını söylüyor. Yarasalar, kemirgenlerden sonra en yaygın memeli olup tüm memeli türlerinin yaklaşık % 20'sini oluşturur. 1.300'den fazla yarasa türü vardır ve bazıları 40 yıla kadar yaşayabilir.

Koronavirüs üzerindeki en son güncelleme, ölüm toplamını 2769’a yükseltti. Bu rakam 2002-2003 yılındaki (SARS) salgındaki ölü sayısını (853) aştığını göstermiştir. Toplam koronavirüs vakası 81.002’dir.

Gelelim işin can alıcı tarafına!

Ağustos 2019’da yayınlanan bir CBC haber makalesinde ilginç bir komplo teorisi vardı. İddiaya göre, Kanada’nın Winnipeg şehrinde bulunan Ulusal Mikrobiyoloji Laboratuvarı’nda (NML) çalışan iki Çinli araştırmacı, ülkenin tek 4. seviye laboratuarından Ebola ve Nipah virüslerini çalarak Çin’e göndermişti. Çinli vatandaşların koronavirusun hangi tipini laboratuvardan çaldığı yönünde bir rapor yok. Ancak Laboratuarın da reddettiği yok! Hastalığın çıkışı seyri ve yayılışı vakaların etnisitesi de eklenince bunun pek de yabana atılır bir komplo teorisi olmadığını söylüyor!

Bu iddiayı doğrulayan örneklere bakalım;

ABD'li sağlık yetkilileri son derece endişeli ve ilk Amerikan vatandaşı koronavirüsten öldüğünde endişeler bir kat daha arttı. Çin kökenli ABD’li olan ve Çin’de Wuhan’da akrabalarınının yanında yaşayan 60 yaşındaki Amerikalı kadın, Çin’deki bir hastanede öldü.

Belçika 4 Şubat’ta Wuhan’dan geri gönderilen Çin kökenli Belçikalı dokuz vatandaştan birinin koronavirüs pozitif olduğunu beyan etti.

Kamboçya 27 Ocak’ta ilk koronavirüs vakasını doğruladı. Sağlık Bakanı Mam Bunheng, hastanın kıyı kenti Sihanoukville’de yaşayan 60 yaşında bir Çin vatandaşı olduğunu söyledi. Kanada, 24 Şubat itibariyle onbir koronavirüs vakasını doğruladı. Bunlar Ontario ve British Columbia eyaletinden olan Çin kökenli vatandaşlardı.

Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkoviç Zagreb’de bir hastanede COVID-19 virüsü bulaşan ilk hastalarının olduğunu doğruladı. Ancak hasta hafif semptomlar gösteren genç bir adam olduğundan çabucak taburcu edildiğini bildirdi.

Afganistan 24 Şubat’ta ilk koronavirüs vakasını bildirdi. Batıda İran sınırında bulunan Herat eyaletinde İran kökenli birinde virüsü tespit edilmiş ve olağanüstü hal ilan edilmişti. Avustralya hükümeti 23 Şubat itibariyle Japonya’daki Diamond Princess yolcu gemisinden tahliye edilen birkaç yolcu da dâhil olmak üzere toplam 22 virüs vakası bildirdi. Gemidekiler Avustralya’nın Malay kökenlilerindendi (Malay Avustralya’daki Çinlilerin genel adıdır. Endonezya, Malezya, Kamboçya, Kore, Filipinler etnik olarak Çin kökenlidir ve Malaydır). Avusturya, 25 Şubat’ta İtalya sınırında yaşayan ve muhtemelen enfeksiyonu İtalya’nın Lombardiya bölgesinden kapmış İtalyan kökenli iki koronavirüs vakasını doğruladı. Bahreyn 26 Şubat’ta, üç yeni vaka doğrulandıktan sonra koronavirüs enfeksiyonlarının sayısının 26’ya yükseldiğini söyledi. Dünya genelinde can kaybı 2 bin 769’a yükseldi. Virüsün yayıldığı ülke ve bölgelerin sayısı ise 42’yi geçti. İtalya’da ölü sayısı 11’e yükselirken, İngiltere toplu testlere başlayacağını duyurdu. Fransa’da 2 kişi hayatını kaybetti. Bunlar da Çin kökenli Fransızlardı. İran’da can kaybı 19’a yükseldi. Virüs Brezilya’ya da sıçradı. Brezilya hükümeti, ülkede ilk vakanın görüldüğünü doğruladı. Yunanistan Sağlık Bakanı da ülkede ilk koronavirüs vakasının görüldüğünü duyurdu.

Çin’de ölen 78068 kişinin tamamı Çinli.

İşte işin en acaip noktası burası İç Asya anakarasının nerede ise tamamı Çin etnisitesinin malıdır. Çin Etnisitesi C haplogurubundandır ve Kazakistan’ın yarısı, Özbekistan, Moğolistan, Filipinler, Vietnam, Tailand, Taiwan, HongKong, Kore, Malezya, Endonezya ve Doğu Türkistan’ın nerede ise % 83’ü bu guruptandır. İşin çok ama çok garibi Brezilya gibi Güney Amerika ülkelerinde de (Kızıl derililer yani) C nüfusu oldukça yaygındır!

Yeni koronavirüs kayıplarından biri olan ve insanları solunum yolu hastalığının tehlikeleri konusunda uyarmaya çalışan ilk ifşaatçı olan 34 yaşındaki Dr. Li Wenliang da bu hastalıktan öldü. Çin hükumetinin Aralık ortasında Wuhan’da koronavirüs varlığını kabul etmesinden 2,5 ay önce Li Wenliang, Çin sosyal medya platformu Weibo’da insanları koronavirüs hakkında uyardığı anlaşıldı. Bir göz doktoru olan Li Çin hükumeti tarafından koronavirüs hakkında bilgi ifşa etmekten dolayı cezalandırılan 8 doktordan biriydi. Sağlık durumu iyi görünen Li, birden bire hastalandı ve Wuhan Merkez Hastanesinde öldü.

Eğer bu komplo teorisi doğruysa virüsün insanlara nasıl “sıçradığı”, değil hangi etnik guruba daha iyi adapte olduğu anlaşılacak ki bu evrimin kendisinden de önemli yeni bir EVRİM anlayışının ufukta olduğunu göstermektedir.

Irvine, Kaliforniya Üniversitesi’nde Moleküler Biyoloji Profesörü Luis P. Villareal, virüslerin bizi insan yapan biyolojimizin önemli bir parçası olduğunu söyler. Genomumuzda (Tüm DNA) genlere ek olarak, sayısız bakteri ve virüsten gelmiş olan genetik parça vardır. Bunlar atalarımızın geçmişte çeşitli virüslere maruz kaldığı zamanlardan itibaren bizlere aktarılagelerek bu günü bulan kalıntılardır. Bunları, bazı bilim adamları, dinciler ve yöneticiler “önemsiz DNA” olarak adlandırır – ancak hiç de önemsiz değildirler. Bunların genlerin düzenlenmesi üzerinde hayati rolleri vardır. Genetik sekanslarımızı diğer primatlarla (mesela maymunla) karşılaştırdığımızda, gerçekten değişimin ya da farkın burada olduğunu görürüz. Bunlar asalak ya da bulaşıcı değil gerçekten de türleşmenin itici gücüdür. Yani onlar da insanın yapı taşıdır!

Ebola, SARS, Nipah ve Korona gibi viruslar Koronafobiyi tetikleyecek tetikleyecek de, koronavirüs korkusu ırkçılığı besleyecek bir türlü bunu söyleyemiyorlar, bundan hiç kuşkunuz olmasın! Koronavirüs enfeksiyonlarının ve bu enfeksiyondan ölenlerin sayısı arttıkça, Avrupa ve ABD’deki Çinlilere karşı ırkçılık veya yabancı düşmanlığı raporlarının sayısı da artacaktır. Bu ilk kez olmadı. Sonuncusu da olmayacak!

Sevgili Bakanım senin bilim kurulunun böyle bir bilgisi var mı?

Olamaz!

Neden Almanya’da “Irkçılık” faaliyetleri arttı, haberiniz var mı?

Almanın bildiğini siz bilmiyor musunuz?

Ne yazık, ne kötü…

Senelerce bizi Moğol diye ötelemediler mi?

Yukarıda gördünüz mü Moğol’un etnik haplogurubunu?

Anladınız mı şimdi Almanya’da kahvenin niye tarandığını?

“Olmaz, bu kadarı da hayal,” dediğinizi duyuyor gibiyim.

Peki, bu da ispatı:

Münih gazetelerinde saklanıp da Alamana gizli verilen bilgi hastaların Asyalı olup olmadıklarına dikkat et, tavsiyesidir. Bu olmasaydı Webasto şirketi Alman makamlarına gizlice Çinli bir çalışanı tarafından enfekte olduklarını şikâyet eder miydi?

Var mı haberiniz bundan?

Alman ırkçıları işte bu sebeple bizi Çinli sınıfına katıp kahvede öldürdü. Bunu bilseniz iyi olur. Ama ben Koronaya teşekkür edeceğim, “Irk Vardır ve değişmeyecek bir gerçektir,” dediğimde, Max Planks’daki züppe-i adem gurubunun benimle, “Ciddi misin?” diye alay ettiklerini en azından yüzlerine vurma fırsatı verdiği için… 

 

Webasto’nun kaynağıdır: WIR SIND NICHT DER VIRUS!! Liebe Kunden… – Heng Long Asia Supermarkt | Facebook

www.facebook.com

 

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
error: Uyarı: Korumalı içerik !!