OSMAN ÇATALOLUK

SAĞLIK BAKANININ POLİTİKASI ve BİLİM KURULU ÜZERİNE MANİFESTO!

Bu güne kadar Koronavirüsle ilgili Haberturk, CNN, Birgün, Sağlık Bakanı’nın açıklamalarını dinledim.

Bilim Kurulundan Prof. Mehmet Ceyhan, Prof. Azap Ateş, Prof. İlyas Dökmetaş, Prof. Sırrı Bektaş ve diğerlerini dinledim. Dr. Ramazan Kurt, Süleyman Özışık, TRT’den haberlerde Mustafa Özen, SBÜ Rektör Yardımcısı Kemalettin Aydın, Doç. Dr. Ali Murat Kırık, TRT İngiltere muhabiri Fatih Er’i, Max Planck’tan Çağhan Kızıl’ı, Doç. Dr. Oytun Erbaş’ı onu bunu şunu dinledik de bir tane Virolog ya da Virus genetikçisini göremedik.

Bir tane bile…

Bir, bir…

Neden acaba?

Sayın Bakan’ın seçimiyle ilgili o da Dünya Sağlık Teşkilatı’nın (DSÖ) nezdinde Türkiye’nin yeriyle ilgilidir.

Çin'den örnekle vereyim:

29 Ocak 2020’de Department of Veterinary and Biomedical Sciences, College of Veterinary Medicine, University of Minnesota, Saint Paul, MN, USA’dan Yushun Wan, Jian Shang, Department of Epidemiology, University of North Carolina, Chapel Hill, NC, USA’dan Rachel Graham, Ralph S. Baric, Fang Li’nin bir çalışmasıdır.

Yayının adı: Wuhan’dan izole edilen yeni koronavirüs’ün reseptör tanıma yolu: SARS’ın on yıl süren yapısal çalışmalarına dayanan bir analiz (Receptor recognition by novel coronavirus from Wuhan).

Korona virüsle ilgili çalışmada bir Virüsçü (Veteriner) bir de epidemiyolog var.

Nerede enfeksiyoncu, afedersiniz?

Sayın Bakana bunu ithaf ederim.

Senin kurulunun tamamı ya enfeksiyoncu, ya göğüsçü ya da çocukçudan oluşmakta iken bir tane bile Virüs Genetikçisinin olmayışı, hadi onu da bir tarafa bıraktım, Virüsçü bile yok!

Sonra bu yukarıdaki zevat TV’lerde arzı endam edip saçma sapan görüşler serdediyorlar! Bunlardan bir tek Mehmet Ceyhan Hocayı, onu da kısmen, tenzih ederim.

Bir virus enfeksiyonu pandemiye dönerse Enfeksiyoncu değil Virüsçü konuşur!

Ne bakan, ne epidemiyolog, ne enfeksiyoncu ne de başka biri. Kusura bakmayın.

Ceyhan Hoca, HaberTurk’de diyor ki; “Efendim virüsün nasıl çıktığı değil nasıl bulaştığı önemlidir,” demesindeki hinlik burada!

Yani demek istiyor ki bana virüsçü değil enfeksiyoncu lazım!

Bakanın görüşü de bu!

Bu doğru değil hem de kesinlikle doğru değil!

Hastaneci oldukları, hastayı müşteri gibi görme anlayışının sonucudur bu!

Bu görüş kesinlikle yanlıştır.

Bu yanlış olunca Bilim Kurulunun seçimi ve yapısı da yanlış olur!

 

 

 

 

 

 

 

Şu yukarıdaki resim Koronavirus Protein yapısıdır.

B Virüs yüzeyinde spike denilen bağlantı proteini (Yeşil renkli) ile hücreye bağlanır. Alttaki mavi renkli yapı ise ACE proteinidir. D şıkkında ise kodlanan proteinlerin RNA dizileridir. Görüldüğü üzere yeşil mavi bağlantılı değildir. C şıkkı ise ACE’nin bağlantı şeklini gösterir.  

İnsanlarda yaygın solunum yolu enfeksiyonu oluşturan bir virüs olan koronavirüsü (NL63-CoV) kodunu taşır.

Yani bu gün hastanelerimizde doktorun bize; "soğuk algınlığı geçiriyorsunuz!" dediğinde yakalandığımız virüs işte bu virüstür. Bu virus hücre yüzeyimizde bulunan anjiyotensini dönüştüren enzim olan (ACE2)’ye bağlanarak hücre içine girer. ACE’yi kullanan Koronavirüsler grup II koronavirüslerdir.

   SARS koronavirüsü (SARS-CoV)’de ACE’ye bağlanır. Homolog grup I koronavirüsler ise farklı reseptörlere bağlanır. Yani Koronavirüslerin tamamı ACE’ye bağlanmaz!

   Aşağıdaki yapı NL63-CoV'nin ACE'ye bağlanma protein reseptörün kristal yapısıdır. Bunu niye veriyorum.

İkinci yanlış da budur:

ACE görüldüğü gibi bağlantı proteninden ayrıdır!

Bu ne demek?

   İnsan koronavirüsleri (HCoV), solunum yollarında belirti göstermeyenden (subakut) şiddetli (akut severe) derecelere kadar hastalık oluşturabilen virüslerdir.

   Bugüne kadar, bilinen altı HCoV tanımlanmıştır: HCoV-229E, HCoV-NL63, HCoV-OC43, HCoV-HKU1, şiddetli akut solunum sendromu koronavirüs (SARS-CoV) ve Ortadoğu solunum sendromu koronavirüsü (MERS-CoV); bunlardan dört HCoV (HCoV-229E, HCoV-NL63, HCoV-OC43 ve HCoV-HKU1) küresel olarak insan toplumlarında dolaşır ve insanlarda yaygın soğuk algınlığı enfeksiyonlarının yaklaşık üçte birine sebep olur. 

   Son 14 yılda, şiddetli akut solunum sendromuna sebep olan koronavirüsler (SARS-CoV) ve Ortadoğu solunum sendromuna sebep olan koronavirüsler (MERS-CoV), insanlarda yüksek derecede bulaşma ve hastalık oluşturma kabiliyetine (patojenite) sahip olduğu anlaşılınca İnsan Koronavirüsleri (HCoV) birden bire araştırma konusu olmaya başladı.

   HCoV patogenezini anlamamız için HCoV-konakçı etkileşimlerini incelenmesi gerekir.

Ne demek bu?

Virüs gibi düşünmeni gerektirir!

Prof İlyas Dökmetaş'ın yanlışıyla anlatalım.

Koronavirüs bir RNA virüsüdür ve kılıflıdır. İşte enfeksiyoncu virüsten bu kadar anlar!

Bir virüs hücreye girdiğinde replikasyon merkezini ele geçirirse canlılığa bürünür aksi takdirde virüs canlı değildir!

Yani virüs bakteri değildir!

Virüsü bilgisayara atılmış bir virüs, bir kod sistemi gibi düşünün. Siz bunu tıklarsanız kendini çoğaltmaya başlıyor.

Koronavirüsün çalışması da aynen böyledir. 

Koronavirüs enfeksiyonunun başlaması için virüsün replikasyon sistemini ele geçirmesi gerekir. Bu merkez de hücre protein üretim merkezi olan mRNA’ların transkripsyon/translasyon merkezidir.

Yani messenger RNA'dır!

Hücreyi enfekte etmek için bir virüs yeterlidir!

Doç. Oytun Erbaş’ın bin on bin sayısı vücut için söylenmelidir, hücre için değil.

Fizyologun anladığı bu kadar!

Hit-and-run (Vur-Kaç) mekanizmasını anlamamış hiç!

Koronavirüs RNA virüstür yani mRNA’ya kendini çok benzetir. Bu sebeple enfeksiyon yeteneği ve bulaş yeteneği çok yüksektir!

Hücre içinde Endoplasmik Retikulum (ER)’a en yakın yerdeki mRNA’ları yakalar ve onların yerine kendini replike etttirmeye başlar. Burada olağan üstü bir yeteneği ortaya çıkar RNA replikasyonunu aynen influenza virüsündeki gibi splicing (aynı diziyi farklı yewrlerden okuyabilme) yeteneği ile proteinlerini ürettirir ve başlar binlerce virüsü üretmeye.

   Yani Oytuncuğum bu özellik sadece influenzaya mahsus değildir!

   Öyle, “Ben buldum havasıyla otistikler gibi anlatma!”

Gelelim virüsün hücreyi terk etmesine.

Burası zurnanın zırt dediği yerdir!

Bizim söylediğimizi anlayabilecek çapta bir adamın da bu yukarıdakiler içinde bulunmadığının ispatıdır!

Tek bir virüs hücreyi enfekte etmek için yeterlidir ancak o hücreden çıkış o kadar kolay değildir!

Virüs zarını kodlayıp üretemediğine göre bu kaçışta bir yol bulması gerekir!

Ve bu yol splicing’den çok daha muhteşemdir!

Virus hücre dışına piknoz denilen bir akla zarar yöntemle çıkar. Hücrenin dışında (yüzeyinde) ACE bulunan bir parçasına içeriden kendini sarmaya başlar (düşünün yorganın altından yorgana kendinizi sardığınızı!

Aynen böyle. Bütün yapısını sardıktan sonra MAP-K sistemini çalıştırarak bu enzim sistemine o parçanın kesip atılmasını sağlar! Yani hücreden hücre zarının bir kısmını da çıkarken çalar!!!

Buradan Prof. Dökmetaş’a cevabımız geldi.

Virüs zarını kendi yapmaz!

ÇALAR!

Bu sebeple hücreye girerken de ACE’yi bulur, hücreyi kandırmak için. İşte bu sebeple resimde ACE ile virüs arasında organik bağlantı göremeyiz!

Benim önceki iddiam bu virus ırkçı mı, işte buna işaret etmektedir!

Boş konuşmadık yani…

Neden böyle dedim?

Bu kimin hücre yüzeyinden ACE parçası aldıysa önce onu vuracak demektir, anladınız mı?

Önce C haploguruplu Çinli’yi ardından bunlarla en çok bağlantılı G haploguruplu İranlıyı..

Max Planck’tan Çağhan Kızıl buna şaklabanlık demiş.

Eyvallah. Peki sayın Gelişim biyologu efendinin bundan haberi var mı?

YOK!

Zebra Fish’in beyin gelişiminde bu var mı

YOK!

Ne konuşuyorsun o zaman kardeşim.

Bana derse ki peki sen Virüs Genetikçisi misin?

Cevabım aşağıda;

     Bu bir rotavirüsü Elektron mikroskobi çekimidir. Tarafımdan yapılmıştır.  2006 yılında İngiltere HPA’da çalışırken çektim. 19000 büyütmedir. Yani bir milimetrenin 19000 kere büyütülmüş hali. Burada çalışrken SARSKorona geldi ve her şeyi bıraktık onun primerlerini 4 saatte yaptık. Bunu Recep Akdağ biliyor ama Sayın Sağlık Bakanı bilmiyor!

 

        

 Bu rotavirüslerin 11 proteininin elektoferezidir.

 

 

 

 

 

Bu da RNA’larının 273000 devirde Ultrasantrifüjde elde edilmesidir. 273000 devir ne demektir? Şöyle düşünün, sadece 5000 devirde arabanız 200 km sürate erişir.

YETERLİ MİDİR?

Benim esas alanım Virüs GENETİĞİDİR!

Varsa bilen beri gelsin…

Şimdi bunu ancak bir virolog bilir virus genetikçisi bilir.

Yoksa ben kit geliştirdim diye caka satarsanız size iki primerle mi caka satıyorsunuz diye sorarlar.

Sen bunları yapamazsan sınırlarını kapatır olağan üstü şartları kullanarak sınırından içeri sokmamaya çalışırsın. Bu politika Sağlık Bakanı’nın ve Bilim Kurulu’nun politikasıdır saygı duyarım doğrudur.

Ancaaak!

İngiltere’nin politikası ne menem ki bize uymaz!

İngiltere’nin ya da İtalya’nın ya da İran’ın politikası yok muydu?

Ne demek sürü bağışıklığı?

Bizim tedbirimiz populasyon genetiği yönünden kısa vadede doğrudur!

Ama uzun vadede doğru değildir!

İngiltere ve İran çok çekecek ama uzun vadede 100 yıl gibi kazanacak.

Dr. Ramazan Kurt işte bunu anlatmaya çalıştı ama bilgisi kıt!

Biz ise şimdiyi kazandık ama uzun vadede nasıl kaybedeceğimizi göreceğiz!

Bu öyle pasif immunite falan da değildir.

Alkol kullanmak micibility misel oluşumunu sağlar küçük alanlarda kısa süreliğine uygundur ama koruyucu olamaz!

Alkol fiksatiftir.

Ne demek bu sabitleyici yani yapıştırıcı.

Savunma sistemini yiyecek kuvvetlendirmez.

Savunma sistemini spor da kuvvetlendirmez.

Havalandırma da temiz hava olmadığında işe yaramaz!

Havalar sıcaklaması da Koronavirüsün etkisini değiştirmez!

Bilene…

 

 

 

     

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
error: Uyarı: Korumalı içerik !!