REHA ÇETİN YURDAERZOR YAZI

ÖFKE VE STRES HALİNDE BAŞIMIZA GELENLER

Merhabalar

            Hepimiz insanız değil mi? Ve hepimiz kalabalıkların arasında yaşıyoruz, istemesek bile. Hatta, gittikçe artıyor etrafımızdaki kalabalıklar. İstesek de yalnız kalamıyoruz. Biraz soluklanmak istesek bile.

            Bedensel olarak yalnız kalsak da zaman zaman hatta arada sırada, bu sefer kafamızdaki kalabalıklar, düşünceler, karmakarışık hisler ve düşüncelerle baş başa kalıyoruz. Sonradan , tecrübe ettikçe anlıyoruz ki, kafamızdaki kalabalıklar, çevremizdeki bedensel kalabalıklardan daha çok yoruyor bizi.

            Tabi, kalabalıklarlayken çatışıyoruz etrafımızdakilerle, içinde bulunduğumuz olaylarla, zihnimizle, aklımızla. Bazen sessiz kalıyoruz. Dışarıdan bakanlar için tepkisiz de görünebiliyoruz. Aslında bu anlar, çatışmada üstleneceğimiz rolleri içimizde dışarı yansıtmadan içimize gömdüğümüz anlardır. Yani hep bir çatışma, savunma yada savaşma durumundayız. Bu durumu yani pozisyonumuzu da sürekli irdeleriz, düşünürüz, planlamaya çalışırız vesaire.

            İşte buna biz doktorlar stres diyoruz.

            Bir de bedenimiz var. Bedenimizin içerisinde işleyen milyonlarca reaksiyon, binlerce sistem, yüzlerce kimyasal olay var.  Amerika’da bilim adamları bir çalışma yapmışlar. Stres altındayken vücudumuzda neler oluyor? Daha da ilginci, haklı yada haksız , galip yada malup olmamız durumunda hep aynı şeyleri içimizde yaşadığımızı görmüşler. Deneklerden birinin ismi Larry’miş.

            Stres altındaki Larry’de gerçekleşen bu mekanizmanın işleyişine bir göz atalım:

            Larry’nin serebral korteksi yani beyin zarı, otonomik yani kendi kendine- bilinç dışı- çalışan sinir sisteminin tüm sinir bağlantılarının bir arada olduğu hipotalamusuna bir mesaj gönderir. Hipotalamus karaciğer, kalp, böbrekler gibi istemsiz organların çalışmasını düzenlemektedir.

            Larry’nin atardamarları daralır, kalbi daha hızlı atmaya başlar, kanı derisinden geri çekilir, al ve akyuvar sayısı artar ve kas gerginliği yükselir.

            Daha sonra, karaciğeri harekete geçerek kana daha fazla şeker salgılar, bu da enerji patlamasına neden olur. Pankreası, kandaki şeker yükselişine bağlı olarak kana insülin pompalar ve bu sayede vücudunun hücrelerine daha fazla miktarda şeker giriş yapabilir.

            Kalbinin ritmindeki artışla, bu enerji dolu kan, vücudun her tarafına daha da hızlı biçimde taşınır.

            Larry’nin sindirim sistemi, tüm beden rezervlerini yaşanan krizde kullanmak amacıyla, kendini kapatır.

            Duyuları keskinleşir. Larry’nin göz bebekleri, daha iyi görmesi ve yolunun üzerindeki engelleri rahatça seçebilmesi için, içeri daha fazla ışık girmesine olanak tanıyacak biçimde genişler.

            Enerjetik olarak frekansı negatifleşir, sistemlerinin çalışması güçleşir. Kendisinde oluşan negatif enerji evrensel negatif enerjileri çeker ve stresi daha da artar. Bu da bedensel mekanizmalardaki bozukluklarının şiddetini arttırır.

            Larry, stres altındayken, mesela apartman merdivenlerinden yukarı koşarken, köpeğin havlama sesinin ardı sıra yaklaştığını fark etmektedir. Sonunda, eve girip kapıyı kapattığında, Larry artık güvendedir.

            Yaşanan tehdit geride kalmış olduğu için, bedeni normal haline dönmeye başlar. Fakat bu uzun bir süre alır.

            Fırtına geçmiştir ama artık yeni gerçekler vardır Larry’de. Mesela yaralıdır ve yaralarının izlerini hep taşıyacaktır. Mesela çok yorulmuştur. Mesela yaşadığı deneyimin olumsuz çıkarımları hep zihninde kalacaktır. Aklı ve zihni bu deneyimden etkilenecektir. Daha isabetsiz kararlar verecektir bundan sonra ve yaşamını kendisi zorlaştıracaktır.

            Halbuki Larry’nin yerinde olsanız, çatışmalarınızda şunları yapabilmelisiniz;

• Vücudunuzun stres metabolizmasının neden ve nasıl çalıştığını anlayın. Kendi bedeninizdeki stres sinyallerini tanıyın.

• Vücudumuzun stres mekanizması, gerçek bir tehlike (fiziksel bir zarar görme endişesi) karşısında da, algılanan bir tehlike (duygusal zarar görme endişesi) karşısında da, aynı tepkileri vermek eğilimindedir.

• Stresle başa çıkmada en etkili silahımız akılcı düşüncedir.

• Olumlu sonuçlarınızla ilgili bir hafıza veri tabanı oluşturmaya başlayın.

• “Neler olduğuna” değil, “neler yapmak gerektiğine” odaklanın. Proaktif davranın.

• Düşünme şeklinizi değiştirmek, yeni bilgi edinmekle başlar. Öğrenmekten vazgeçmeyin.

            Evet dostlar,

            Çatışmalarınızdan en zararsız kurtulma yolunuz çatışmanızı hemen bitirmenizdir. Özellikle içinizde.

            Bu kendinize yapmanız gereken en önemli iyiliktir.

            Bir de, nefesinize odaklanın stres durumlarınızda. Derin derin nefesler alıp verin. Nefesle öfke kontrolü ile ilgili eğitimler alın. Bu eğitimi 1 yada 2 seansta tamamlıyoruz.

            Öfkenin ve stresin her halukarda özellikle size hatta sadece size zarar verdiğini unutmayın.

            Sizler musmutlu günler diliyorum.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için lütfen reklam engelleyicinizi kapatınız.
error: Uyarı: Korumalı içerik !!