RİFAT SERDAROĞLU

LAİK CUMHURİYETİN TRUVA ATLARI

AKP’nin 21 yıllık döneminde en büyük darbeyi “Laik Cumhuriyet” yedi.
Bu günde, “Türkiye Laik bir Cumhuriyettir” diyebilecek biri kaldı mı, bilemiyorum? Laik Cumhuriyet, AKP korumasındaki (!) Yüksek Yargıçlar tarafından sinsice tahrip edildi.
İki gün, bu yıkımın baş sorumlularını anlatacağız. Bunlar, Anayasal görevlerini, mesleki ahlak ve ilkelerini, vicdanlarını, cübbelerini “LAİKLİK SABIKALISI” AKP’nin” emrine vererek hem vatanlarına, hem demokrasiye hem de adalete olan görevlerini yerine getirmediler.
Kimliği ve makamı ne olursa olsun, Türk Milletinin Anayasa yoluyla verdiği emirlere uymayanlar elbette yargılanacaklardır. Mutlaka yargılanacaklar.
Ama bugün ama yarın!
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilirler. (Anayasa Md:154)
Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. (Anayasa Md:2)
Anayasanın 1’nci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2’nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri (Demokratik-Laik-Sosyal-Hukuk) ve 3’ncü maddesindeki (Bölünmez Bütünlük-Dili Türkçe-Bayrağımız-İstiklal Marşımız-Başkent Ankara) hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. (Anayasa Md. 4)
Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik laik Cumhuriyeti ORTADAN KALDIRMAYI AMAÇLAYAN faaliyetler biçiminde kullanılamaz. (Anayasa MD: 14)
Din ve ahlak eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.
Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, DİN KURALLARINA DAYANDIRMA veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne surette olursa olsun DİNİ veya DİN duygularını yahut DİNCE KUTSAL sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. (Anayasa Md: 24)
Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. (Anayasa Md: 42)
AKP Sabıkalı bir partidir!
Anayasa Mahkemesi Başkanı 30 Temmuz 2008 tarihinde yaptığı açıklamada;
AKP’nin temelli kapatılma isteminin kabul edilmediğini, ancak LAİKLİK KARŞITI EYLEMLERİN ODAĞI OLDUĞU gerekçesiyle, AKP’ye verilecek hazine yardımında kesintiye giderek 11 Üyenin 10’unun oyu ile mahkum edildiğini söyledi!

LAİK CUMHURİYETİ, FEDERE ÜMMET DEVLETİNE DÖNÜŞTÜRME ÇABALARI;
Atatürk’ün Devrimleri bir bütündür.
Atatürk, Devrimler ile Cumhuriyetin değerlerini kurumsallaştırmıştır. Laikliği ortadan kaldırmak için bu kurumlar işlevsiz kılınıyor, etkisizleştiriliyor, yerine yeni oluşumlar hazırlanıyor. Çayın içinde erimiş şeker gibi, farkedilmez biçimde, gizli-örtülü bir şekilde bazen açıktan Diyanet-Tarikat-Cemaatler ve Vakıflar üzerinden, Türkiye’yi laikleştiren yasalar ve kurumları bir-bir ümmetçi, Arap kültürü ve örfünü dinselleştiren uygulamalarda, kadın çocuklar ve gençlik birinci derecede zihinsel dönüştürmede hedef haline getirildi.
-“Üç Vesayet, Demokrasiye engeldir” diye Cumhurbaşkanlığı-Yüksek Yargı- Ordu birinci hedef olarak ele alındı. Cumhurbaşkanlığı hileli seçimle ele geçirildi, Ordu ve Yargıdaki Cumhuriyetçiler tasfiye edildi. Yerlerine “Hak kuvvet ile geçerlidir, kuvvetli olan haklıdır” diyen parti militanları getirildi. Oy sahteciliği yapılan referandumlarla, “Cumhuriyetin Kurucu İradesi” devlet yönetiminden tasfiye edildi.
-Diyanet İşleri Başkanlığı birçok bakanlıkla (M. Eğitim-Sağlık-İçişleri-Gençlik ve Spor-Kadın ve Aile) yaptığı sözleşmelerle, bu bakanlıkların asli görev ve yetkilerini devraldı.
-Öğrenim Birliğini, etkisiz kılmak için. Milli Eğitim Bakanlığı devre dışı bırakıldı. Boşluğu ise, Diyanet İşleri Başkanlığı-Cemaat ve Tarikatların Okulları, Üniversiteleri, Kaçak Kursları, Medreseler ve binlerce Apartman Tekkeleriyle doldurdular. Milli Eğitim Bakanlığı artık hiçbir kurumu denetleyemiyor. Denetim tamamen, Dinci Vakıfların, Tarikatların, Cemaatlerin eline geçti. Diyanet İşleri, şimdilik 1500 Camide “Cami Gençlik Kolları” kurulmasına başladı.
-ASSAM adlı kuruluş, AKP’li Milletvekilleri-AKP’li Belediye Başkanları, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Kamu Kuruluşlarının sponsorluklarıyla 5 yıldır, her sene “İslam Anayasası” kurma çalışmalarını yapıyor ve sitelerinde yayınlıyor. ASSAM rahatça, İslam Ülkeleri Konfederasyonu kurulması, Başkentin İstanbul olması, Resmi dilimizin Arapça olması, Anayasanın tamamen İslam’a uygun olmasını istiyor ve hepimizin gözüne sokarak “Ümmet Devleti” çağrısı yapıyor.
Herkes görüyor, dünya görüyor ama görevi yürürlükte olan Anayasamızı korumak olan Yargı Kurumlarının başında olanlar bir türlü görmüyor!
Aziz Türk Milleti;
-4-6 yaşındaki bebeler, kaçak kurslarda birer Taliban militanı gibi yetiştiriliyor!
-AKP tarafından 13 Milyon sığınmacı alınarak, ülkemize demografik bir bomba yerleştirildi!
-TSK’ya personel alımında artık tarikat bağlantısı araştırılmıyor!
-İmamlara resmi nikah kıyma yetkisi verildi!
-Eğitimde, Cami ve Mezarlıklarda uygulamalı dersler başladı.
-İslam’da olmayan bir “Ruhban sınıfı” olacak DİYANET AKADEMİSİ kuruldu.
-Arapça ve Kürtçe eğitim veren Medreseler yaygınlaştı.
Tüm bunlar ve yüzlercesi, herkesin gözü önünde “ANAYASAYI İHLAL” suçu olarak işleniyor. DOĞRU Parti hepsini Bağımsız Türk Yargısına taşıyacak ve mutlaka hesap soracaktır.
İzninizle yarın, İmam Hatip kökenli YSK Başkanının Anayasa İhlallerini yazalım ve Türk Tarihine bir not daha düşelim.
Sağlık ve başarı dileklerimle

17 Nisan 2023

Arkadaşlarınızla paylaşın

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
error: Alert: Content is protected !!