SEDAT MEMİLİZOR YAZI

Olmayan bir partinin kurultayı olur mu?

CHP’nin kuruluş tarihi 9 Eylül 1923 ise, 1919 yılındaki

1’nci kurultayı, olmayan bir partinin tarihe mal olmuş kurultayıdır.

Önce CHP üyelerinin kuruluş tarihini bilme hakları vardır.

CHP’nin Kuruluş tarihinin 4 Eylül 1919 olduğunu gerçeğini gündeme taşımıştım.  

Ancak, Sayın Kılıçdaroğlu’nun Başdanışmanı Veli Özdemir, bunun aksine bir yazı yayınladı.

Cevap verip vermeme konusunu çok düşündüm. ( Çünkü Sayın Veli Özdemir yazının içinde zaten kuruluşun 1919 olduğunu kabul ediyor)

Ancak öylesine değerli yorumlar aldım ki, bu kez cevap vermek zorunlu oldu.

Esasında cevap ta saymayayım, bir nevi açıklama diyelim.

(Başdanışman Veli Özdemir’in yazısı internet sayfalarında…)

Sayın Özdemir, CHP’nin kuruluş yıldönümünün 23 Ekim 1923 olduğunu belirttikten sonra, hemen ardından kronolojik bilgi aktarıyor;

“04 – 11 Eylül 1919 Sivas Kongresi ve CHP’nin ilk kuruluş kurultayı.”

Gerisini söylemeye gerek var mı? Hem kuruluş hem de ilk kurultayın tarihi dolayısıyla belirtilmiş oluyor.

O zaman ısrarla başka tarihin dikte edilmesi neden?  

Veli Bey kronolojiye devam ediyor;

09 Eylül 1923 CHP Tüzüğünün kabul edildiği tarih

11 Eylül 1923 Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Genel Başkan seçildiği tarih.

23 Ekim 1923 CHP’nin kuruluş dilekçesinin içişleri Bakanlığına verildiği tarih

OLMAYAN PARTİNİN KURULTAYI

Basit bir mantık yürütelim; Kurulmamış ve olmayan bir parti, 4 yıl önce Kurultay Yapıyor…

Ve olmayan partinin kurultayı resmen kabul ediliyor.

Böyle bir mantık olamaz.

Tarihi gerçekler şöyle diyor;

 1 -İkinci İnönü Zaferi yaşanmaktadır bu zaferden hemen sonra Mecliste bulunan Müdafaai  Hukuk Cemiyetinin üyeleri 10 Mayıs 1921 tarihinde bir grup oluştururlar.

8 Nisan 1923 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu ve Rumeli Mudafaai Hukuk Cemiyeti Başkanı olarak dokuz maddelik bir bildiri yayınlar.

O grup, bu bildiriye uygun olarak Sivas Kongresi’nde kabul edilen nizamnamenin (tüzüğün) tadili üzerinde çalışır ve gerekli düzenlemeleri yaparak, 9 Eylül 1923 günü son şeklini verir ve yeni nizamname kabul edilir.

Özellikle dikkatinizi çekerim, “Yeni nizamname” deniyor, demek yürürlükte olan eski bir nizamname mevcut.

Yine bu grup, hemen iki gün sonra ( 11 Eylül 1923) tarihinde Dahiliye Vekaletine dilekçe verdiler ve böylelikle Sivas Kongresindeki kuruluş resmen yasallaşmış oldu.

9 Eylül’de yapılan sadece Tüzük değişikliğidir.

TARİHİNDEN SOYUTLAMA

Şu kesin ve nettir; “CHP bir partileşme süreci yaşamıştır. CHP, Kurtuluş Savaşı’nı örgütleyen ve yürüten “Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti’nin” devamıdır. Hiç kimsenin CHP’yi bu tabandan soyutlamaya hakkı yoktur.

2 – Artık bu tarihten (9 Eylül 1923) sonra Müdafaai Hukuk adı, Halk Fırkası olarak değişti. Cumhuriyetin ilanından sonra da, partinin başına “Cumhuriyet” sözcüğü eklendi.

Bu tarihte yapılan bir isim ve tüzük değişikliğidir.

Bu değişiklikler bir partinin kuruluş tarihini değiştirmez.

Osmanlı Hilal-i Ahmet Cemiyeti 1868’de kurulmuştur. Bu Cemiyetin adı 1923’te “Türkiye Hilal-i Ahmer Cemiyeti oldu, 1935 yılında da “Türkiye Kızılay Cemiyeti” oldu. Bu Kızılay’ın 1868 yılında kurulduğu gerçeğini değiştirmez.

Eğer isim değişikliği kuruluş tarihini etkiliyorsa, Cumhuriyet halk Fırkası, 1935 yılında Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur.  Kuruluş 1935 yılıdır diyebilir miyiz?

3 – Bütün bu belgeler bir kenara, Mustafa Kemal Atatürk’ün CHP’nin 15 Ekim 1927 tarihli 2’nci Kurultayında ve 10 Mayıs 1931 tarihli 3’ncü kurultayında ısrarla CHP’nin kuruluşunun ” 4 Eylül 1919 tarihinde Sivas’ta bir mektep dershanesinde kurulmuştur” açıklaması yorum gerektirmeyecek kadar açıktır.

4 – CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun baş danışmanı, yapmış olduğu çalışmalar sonunda yine de ““04 – 11 Eylül 1919 Sivas Kongresi ve CHP’nin ilk kuruluş kurultayı.” cümlesini kurmuştur.

O halde hala kuruluşun 9 Eylül 1923 olduğu ısrarı neden?

YENİDEN SORULAR

1 – Partinin üst yönetimi ya Sivas Kongresini kabul etmiyor veya Mustafa Kemal Atatürk’ün sözüne itibar etmiyor.

Dostlarımın büyük bir bölümü CHP’lidir ve hepsi de onur duyulacak şekilde yurtsever ve sosyal, siyasal ve ekonomik yönden gelişmiş, laik ve demokratik bir ülkeden yanadır. Hiç birinin Atatürk’e bağlılığından zerre kadar kaygı duymadım.

İşte bu insanların mensubu bulunduğu partinin tarihi onurludur. Bu tarihe sahip çıkma Cumhuriyet Halk Partisi’nin üst yönetiminin bu partiye gönül verenlere karşı sorumluluğudur.

2 – Atatürkçülük ile gurur duyan kişi asla ve asla kendini Sivas Kongresinden soyutlayamaz. Eğer kişi, “Atatürk ilkelerine saygılıyım, ama Sivas Kongresi ile ilgili değilim” derse, samimiyetinden şüphe etmek gerekir.

3 – Yeniden söylüyorum, hangi parti olursa olsun, ülkemin insanı aldatılmayı hak etmez. CHP’nin üst yönetimi kuruluş tarihini 9 Eylül 1923 olarak belirtmesinde bir hata görüyorsa hemen düzeltmelidir. Hata yoksa ve o zaman Sivas Kongresinin neden görmezden gelindiğini ve partinin kuruluşu ile ilişkisinin kesildiğini üyelerine anlatmak zorundadır.

Bu açıklama sadece partilileri değil, halkımızın tamamını ilgilendirmektedir.

CHP’nin hangi yolda olduğunu hepimizin bilmeye hakkı vardır.

4 – CHP tarihini yazanlar, Kurultayları tarih sırasına dizip numaralasınlar. Bu mantığa göre, ilk kurultay, olmayan bir partinin kurultayıdır. O zaman kurultay sayılarını değiştirin.

Şimdi tekrara düşüyorum:

Sivas Kongresini temel alan bir CHP, AB’ye karşıdır, NATO’ya karşıdır, Özelleştirmeye karşıdır, dolara karşıdır…

Yani, Sivas Kongresini baş tacı yapan bir CHP, emperyalizme karşı duruşun onurlu bir kalesidir.

Ben böyle biliyorum. 

Kaynak: Cumhuriyet Tarihi, Nutuk, Atatürk’ün demeçleri, Milli Kurtuluş Tarihi, gazeteler vs… vs…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
error: Uyarı: Korumalı içerik !!