ZAHİDE UÇAR

Meral AK-Şener

Dün 103 emekli amiral “cübbeli amiralin tekke ziyareti” ,“Montrö Sözleşmesi’nin tartışmaya açılması”, ile “Atatürk ilke ve devrimleri” hakkında açıklama yaptı. Zannedersiniz kıyamet koptu. 2006 yılından beri darbe ile yatıp darbe ile kalkan AKP ve ülke varlıklarının paylaşılmasından pay alan asalaklar kıyamet koparıyor. Bildiri de darbe çağrısı varmış….

19 yıldır darbe üstüne darbe yapanlar, T.C. Devletini ve devleti kuranları en aşağılık biçimde tartışmaya açanlar, Anadolu’da Türk varlığına saldıranlar gene aynı sakızı çiğniyor. Darbe! Bu sakız çürüyeli çok oldu ama küresel işporta pazarına düşenler için hala bir sığınma aracı.

Emekli amirallerin bildirisinde yanlış olan bir cümle yok.

Bu ülkede devlet memurları, imamlar konuşuyor. Cumhuriyeti, laikliği hedef yapıyor. Memurların siyasi içerikli açıklama yapması yasalara göre suçtur ama AKP için yasalar geçerli değildir! Ülke Batıdan bölünmüş. Vatan toprakları bilerek, isteyerek başka bir ülkenin yönetimine terk edilmiştir. Müebbet hapis gerektiren bir suç ama Cumhuriyet Savcıları GÖRMEMEYİ, DUYMAMAYI, OKUMAMAYI TERCİH EDİYOR.

İP Genel Başkanı AK-ŞENER, emekli amirallerin Montrö açıklamasına ilişkin basın toplantısı düzenledi. İYİ Parti’nin (olmayan)demokrasinin yanında, vesayetin karşısında olduğunu belirten AK-ŞENER, bildiriyi imzalayanlara “zevzek” dedi. Siyasetin çirkin dili AK-Şener’e de bulaştığına göre kendisine AK-ŞENER demekte bir sakınca yoktur.

AK-Şener devam ediyor:

“Bu bildirinin öznesi Montrö Anlaşması’yla ilgili Meclis Başkanı’nın söylediği sözler… İYİ Parti başta olmak üzere bu konuda çok sert tavır koyduk biz ve bütün siyasiler tavır koydular. İktidar partisi destek vermedi ve Sayın Meclis Başkanı da yanlış anlaşıldım diyerek durumu düzeltti.”

Bak hele! Ne güzel de gerçeği perdeliyor. Buzlu camla kapatıyor. Meclis Başkanı bu lafı kendi görüşü olarak söyleyebilir mi? AKP’nin gizli ajandasındaki hedefine ulaşmak için yıllardır bu yöntemi kullandığı “sorgulayan her kafa için” açıktır. Yapmak istediği sorunlu değişimleri önce bir meczup ya da bir yandaşa söyleterek nabız ölçmüyor mu? Ayrıca Montrö ve Lozan Antlaşması hakkında yaptıkları eleştirel yorumlar yıllardır yapılmıyor mu? İktidar partisi destek vermedi diyerek kimleri aklıyorsunuz Sayın Ak-Şener? 

Ve Hanımefendi devam ediyor: “  Siyaset, siyasetçi tarafından yapılır.”

Alkış, alkış Sayın AK-Şener! Meclis konu mankeni durumuna düşmüş, ülke Kanun Hükmünde Kararnameler ile yönetilir olmuş. Ülkenin rejimi değişmiş. Etrafımız ateş çemberi… Çevriliyoruz. Ülkenin beka sorunu bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmış. ABD VESAYETİ BİRİLERİNİN MAL VARLIĞI ÜZERİNDEN BEKA SORUNU HALİNE GELMİŞ. AK-Şener 103 Emekli Askerin S.O.S. anlamına gelen çığlığını vesayet olarak yorumlamış…

Siyaseti siyasetçi yapacakmış… Emredersiniz Sayın Bayan(!) Öyle güzel siyaset yapıyorsunuz ki, AKP’nin çaldığı oylara, çalıntı oylarla rejim değiştirmesine teslim oldunuz. Bizler hayırların nasıl evete çevrildiğini dolaylı olarak AKP’lilerden öğreniyoruz. Keza 2 kişinin bildiği gerçek sır değildir.

Ve biz sizin; “beni YSK önünden kazırlar” dediğiniz seçim gecesi nasıl ortadan kaybolduğunuzu, bir hafta ortaya çıkmadığınızı da unutmadık. Sonra sosyal medya üzerinden istifa ettiniz. Açıklamalarınızla NAMUSUNUZA dil uzattığını söylediğiniz Bahçeli siz istifa edince;

“Hanımefendiyi ikna edin, istifasını geri alsın” dedi. Garip bir durum değil mi? Yani, 103 Amiralin zamanlamasından çok daha garip bence?

Gene diyorsunuz ki;

“Herkes görevini, işin başındayken yapmalıydı. Ben bu arkadaşlar görevdeyken maalesef Yunanistan’ın işgal ettiği Adalar konusunda bir tavır göremedim.”

Adalar konusunda yıllarca yazan bir kişi olarak işgal konusunda ASKERLERİN SORUMLULUĞUNU en fazla yazan yazarlardan biriyim ama… Siz işgaller konusunda ne yaptınız Hanımefendi? Mesela yargı yoluna gittiniz mi? Ağır suç işlenmesine ve karşılığının müebbet hapis olduğunu bilmenize rağmen neden Savcılığa suç duyurusunda bulunmadınız? İşgal edilen adalar 3 ilimizin sınırları içinde yer alıyor. O illere gidip seçmenlerinizi neden ayağa kaldırmadınız? Bu konuyu yıllardır dillendiren, işgalleri belgeleri ile anlatan ve bütün partilere gönderen emekli asker Ümit Yalım’da sizin yorumunuza göre siyaset mi yapıyor? Yoksa sizler gerekeni yapmadığınız için bir başına mücadele mi ediyor? Sahi, İYİ Parti’yi destekleyen Yeniçağ Gazetesinde yazan ve işgalleri sürekli dile getiren Ahmet Takan Yeniçağ Gazetesinden neden ayrıldı(!)?

Sayın Ak-Şener, 103 Amiral siyaset yapmıyor. Siyasetinizi başınıza çalın da… Amiraller ülkenin ateşe atıldığını ve muhalefetin durumun ciddiyetini kavrayamadığını görünce görüş bildirip işin ciddiyetini, doğacak sonuçların ülkemize maliyeti konusunda endişelerini açıklıyor. Her Türk vatandaşının hakkı olan bir açıklamayı yapıyor. Ülkede gerçek bir demokrasi olsaydı, siyaset bu bildiriden yararlanır, hatta kendilerine teşekkür ederdi. Normal olanla anormal olan yer değiştirdiği için, anormalliklere sahip çıkıyorsunuz. AKP’nin efsunladığı siyaset çözüm üretmiyor, sorun üretiyor.

Gece yarısıymış… Zamanlama imiş…. Siz bu mantıkla devam edin. Hilafet ilan ederlerse karşı bir planınız var mı? Silahlı gücü olmayan emekli askerlerden rahatsız oldunuz ya? AKP’nin kurduğu silahlı yapılar hakkında ne düşünüyorsunuz? Muhaliflerin kapısına dayanma tehditlerine ses çıkarmıyorsunuz da, bir bildiriye ne çok anlam yüklüyorsunuz…

Aman şunu derler diye susulmaz. AKP ŞÖYLE DERMİŞ… AKP’nin palavralarını boşa çıkaracak siyasi donanımınız yok ama askere vurmak kolay ve ucuz değil mi?

Sahi, “AKP+F-CİA+ABD” ortaklığında Türk Ordusuna, gerçekte ise Türk Milletine kumpas kurulduğunda da biz sizi görememiştik. Hatta içeri ilk alınanlardan biri ile çok yakındınız. Öyle ki, o askerin evinde bir odanız bile vardı. Asker içeri alınınca bir defa bile ailesini aramadınız. Biz sizin ne kadar vefalı(!) olduğunuzu biliriz.  Yani ABD vesayetine ses çıkarmadınız. Şimdi vurun abalıya… Biraz da Erdoğangillere yaranma havası seziyorum, yalan mı? Muhalefetin Erdoğan siyaseti altında nasıl ezik bir siyaset izlediğini biz görüyoruz merak etmeyin! Vurun askere, belki birilerine yaranırsınız.

Montrö’nün önemini, kaldırılmasının sonuçlarını askerler bilmeyecek de, kim bilecek? Bir kişi uzmanı olduğu konuda yapılan, yapılma ihtimali olan yanlış konusunda konuşmazsa suç ortağı olur. Siyasetin suç örtmek için yürüttüğü algı operasyonları bu gerçeği değiştirmez!

Gözünüz aydın Sayın AK-Şener, Ankara Cumhuriyet Savcısı Amiraller hakkında soruşturma başlatmış. Ülke toprakları işgal edilebilir. Anayasanın değiştirilemez denen maddeleri değiştirilsin diyebilirler. Hilafet çığlıkları atılabilir… İnsanlar direklere asılarak öldürülmekle tehdit edilebilir. CB Baş Danışmanı iken Tanrıverdi ülkenin rejimini, adını değiştireceklerini ilan edebilir ama kimse soruşturma açmaz. Sadece emekli askerler görüş bildiremez öyle mi? Sahi, Tanrıverdi de emekli askerdi. Üstelik silahlı bir ekibi de var ama o SEÇİLMİŞ(!) değil mi? Türk vatandaşlarının görüş bildirmesi sizin keyfinize göre değil, ülkemizin çıkarlarına göre yapılır Sayın AK-Şener!

Karadeniz barış denizi iken ABD dayatması ile savaş gölüne çevrilmek isteniyor. Bu baskıyı da birilerinin mal varlığı üzerinden sürdürüyor ama bu konu pek sizi ilgilendirmiyor anlaşılan. Sadece işsizlik ve açlık diyorsunuz. Ülkeniz olmazsa işiniz de, aşınız da olmaz.

Bu ülkede dillendirilmeyen gerçek ne biliyor musunuz? TÜRK SORUNU! Birinci Dünya Harbinde Anadolu’da Türk varlığına son verme projesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Silah arkadaşları ve Türk Milleti tarafından akamete uğradı ama emperyalist ülkeler ile iç uzantıları hiç vaz geçmedi. Şimdi bu sorun çözülmek isteniyor. AKP bu projenin taşeronluğunu yapıyor. AL SANA BEKA SORUNU!

Osmanlı’yı yıkan 6 ana neden nedir biliyor musunuz?

1. Devlet yapısının bozulması,

2. Ordu teşkilatının yıkılması,

3. İlmiye teşkilatının bozulması,

4. Adliye teşkilatının bozulması,

5. Ekonomik yapının bozulması,

6. Azınlıkların devlet aleyhindeki faaliyetleri..

Sizce biz bu resmin neresindeyiz? Tam ortasında değil mi? Öyleyse siz bize neyin hikayesini anlatıyorsunuz Sayın AK-Şener?

Size bir not:Size özgürlükten önce ekmek lazım” diyen bir Batılıya Afrikalı kadının cevabı: “Konuşma özgürlüğüm olmazsa ekmeğimi kimin çaldığını nasıl söyleyeceğim?”

Zahide UÇAR(05.04.2021)

* Zevzek: TDK’na göre zevzek kelimesi; “geveze, saçma sapan şeylerle uğraşan” anlamına geliyor. (Bu açıklamaya göre kimin zevzek olduğuna okur karar versin)

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için lütfen reklam engelleyicinizi kapatınız.
error: Uyarı: Korumalı içerik !!